Neşet Ertaş'ın "Mühür Gözlüm" türküsünü söyleme hikayesi şu şekildedir: "Mühür Gözlüm", ilk olarak 1965 yılında Zeki Müren tarafından Batılı bir düzenlemeyle yorumlanmış ve filmde seslendirilmiştir Neşet Ertaş, türkünün sözlerini beğenmiş ve kendi yorumuyla söylemeye başlamıştır


Neşet Ertaş'ın mühür gözlüm hikayesi nedir?

Neşet Ertaş'ın "Mühür Gözlüm" türküsünü söyleme hikayesi şu şekildedir:

  • "Mühür Gözlüm", ilk olarak 1965 yılında Zeki Müren tarafından Batılı bir düzenlemeyle yorumlanmış ve filmde seslendirilmiştir
  • Neşet Ertaş, türkünün sözlerini beğenmiş ve kendi yorumuyla söylemeye başlamıştır
  • Bir düğünde defalarca çalınan türküyü duyan Ertaş, radyoda da seslendirmek istemiş, ancak yetkililer tarafından engellenmiştir
  • Daha sonra, Ankara Radyosu'nda emisyonlu sanatçı olarak kabul edildiğinde türküyü tekrar çalmak istemiş, ancak yine engellenmiştir
  • Durumu anlayan halk müziği şube müdürü Osman Özdenkçi, Ertaş'ın türküyü çalmasına izin vermiş ve "Mühür Gözlüm" bu şekilde radyoda yer almıştır
  • Bu olaydan sonra türkü, Neşet Ertaş'a mal olmuş ve onun yorumuyla daha geniş bir kitleye ulaşmıştır

Ayrıca, "Mühür Gözlüm" türküsü, söz ve müziğiyle Neşet Ertaş'ın bozlak geleneğindeki ustalığını yansıtır ve halk müziği tarihinde önemli bir yere sahiptir

Neşet ertaşın en sevilen türküleri nelerdir?

Neşet Ertaş'ın en sevilen türkülerinden bazıları şunlardır: "Gönül Dağı"; "Zahidem"; "Neredesin Sen"; "Mühür Gözlüm"; "Bir Ayrılık Bir Yoksulluk"; "Evvelim Sen Oldun"; "Hapishanelere Güneş Doğmuyor"; "Hata Benim"; "Haydar Haydar"; "Kesikçayır".

Mühür Gözlüm kime ait?

"Mühür Gözlüm", Aşık Ali İzzet Özkan'a ait bir türküdür. Türkü, daha sonra Neşet Ertaş repertuvarına girmiş ve ona mal olmuştur.

Mühür Gözlüm'de neden mühür var?

"Mühür Gözlüm" ifadesinde "mühür" kelimesinin kullanılma sebebi, sevgilinin gözlerinin benzersizliğini, çekiciliğini ve önemini vurgulamaktır. "Mühür" bir nesneye değer katan, onu mühürleyen ve önemli kılan bir işarettir. Ayrıca, Şükrü Erbaş'ın "Mühür Gözlüm" adlı şiirinde "mühür" kelimesi, bir insanın gözlerinde taşıdığı bir izi veya kalıcı bir anıyı, bir anlamda unutulmaz bir hatırayı simgeler. Bunların dışında, "Mühür Gözlüm" adlı içli bir türkü de bulunmaktadır. Daha fazla bilgi için aşağıdaki kaynaklara başvurulabilir: sabah.com.tr; vakit.com.tr; bitkiforum.net.

Neşet Ertaş'ın hayatı kısaca özeti?

Neşet Ertaş'ın hayatının kısa özeti şu şekildedir: 1938 yılında Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesi, Abdallar (Kırtıllar) köyünde doğdu. 8 yaşında bağlama çalmaya başladı. 1950'li yılların başında İstanbul'a gitti ve ilk plağını çıkardı. 1960'lardan itibaren kendi yazdığı şiirleri havalandırıp seslendirdi. 1970'li yıllardan itibaren türküleri dönemin pek çok sanatçısı tarafından yorumlandı. 2009 yılında UNESCO'nun Yaşayan İnsan Hazineleri Ulusal Envanterine girmeye değer görüldü. 25 Eylül 2012 tarihinde İzmir'de tedavi gördüğü hastanede ileri evrede prostat kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi. Neşet Ertaş, Türk halk ozanı ve halk müziği şarkıcısı olarak, babası Muharrem Ertaş'tan öğrendiği türkü ve bozlakların yanı sıra Orta Anadolu türkülerini, oyun havalarını kayıt altına almasıyla da tanınır.

Mühür Gözlüm türküsünün hikayesi nedir?

Mühür Gözlüm türküsünün hikayesi şu şekildedir: Şarkışla'lı Ali İzzet Özkan, 1902 yılında Şarkışla'nın Üğük köyünde doğmuş bir halk ozanıdır. Bazı türküleri de sanatçılar tarafından plağa okunmuştur. Ali İzzet Özkan, 1981 yılında vefat etmiştir. Mühür Gözlüm türküsünün sözleri şu şekildedir: Mühür gözlüm seni elden Sakınırım kıskanırım Uçan kuştan esen yelden Sakınırım kıskanırım Kavumundan akrabandan Kardeşinden öz babandan Seni doğuran anandan Sakınırım kıskanırım Beşikte yatan kuzundan Hem oğlundan hem kuzundan Ben seni senin gözünden Sakınırım kıskanırım Havadaki turnalardan Su içtiğim kurnalardan Geyindiğim sırmalardan Sakınırım kıskanırım Al'İzzeti ancalardan Elindeki goncalardan Yerdeki karıncalardan Sakınırım kıskanırım.

Neşet ertaş neden bu kadar seviliyor?

Neşet Ertaş'ın bu kadar sevilmesinin bazı nedenleri: Samimiyet ve dürüstlük: Ertaş, halkın duygularını ve yaşamını en iyi şekilde yansıtan eserler ortaya koymuştur. Türkmen/Abdal kültürünün temsilcisi: Bu geleneği yaşatmış ve "Bozkırın Tezenesi" lakabını almıştır. Mütevazılık: Ertaş, hiçbir şey yokmuş gibi davranan, samimi bir insan olarak tanınmıştır. Geniş kitlelere hitap etme: Orta Anadolu türkülerini ve bozlakları kayıt altına almış, kendi yazdığı türküleri de seslendirmiştir. Devlet sanatçılığını reddetmesi: Ertaş, bu unvanı ayrımcılık olarak görmüş ve kabul etmemiştir.

Diğer Kültür ve Sanat Yazıları
Kültür ve Sanat